Zafer ŞEKERCİ
Yamaç Paraşütü'nün Günümüz Türkiyesin'deki Yeri
FacebookTwitter
Çarşamba, 18 Ocak 2012 10:05

    gopr2654 copyYamaç paraşütü özgürlüğü gökyüzünde hissetmenin ve  uçmanın heyacanını yaşamanın en basit ve en kolay yollarından biridir. Güvenli uçuşta metrelerce yükseklikte uçarak ve rüzgarı vücudunuzun her yerinde hissederek hayalinizi gerçekleştirebilirisiniz. Fakat tüm doğa sporlarında olduğu gibi temkinli davranılır, kurallara uyulur, uygun şartlarda yapılır ve risk alınmadığı taktirde ciddi yaralanmalara ve ölümle sonuçlanan kazaların önüne geçmiş oluruz. 1800'li yıllarda Avrupanın dağlık arazilerinin uygun olduğu ülkelerin dağlarında Yamaç paraşütüçüleri sıkça rengarenk paraşütleriyle gökyüzünü süslemeye başladı.Bundan sonra Japonyadaki Fuji dağı ve Himalayalardaki Everest zirvesinden uçuşlar yapılmaya başlandığı bilinmektedir. Dünya ve Türkiye'de en hızlı gelişen bu sporla insanlar daha fazla tanışma imkanı buldu.

    Üniversitelerin havacılık kulüpleri ve havacılık dernekleri hızla kurularak faliyet göstermeye başladı. THK tarafından'da verilen uçuş eğitimlerinde Aerodinamik, Malzeme bilgisi, Meteoroloji, Yamaç Paraşütünün Sevk ve İdaresi ile Acil durumlar konularında eğitim verilerilerek konu hakkında bilinçli pilotlara yetiştirilmeye başlanmıştır.Eğitimini aldıkları teorik ve pratik konularında kendilerini geliştiren pilotlar ise yurtiçi ve yurtdışında düzenlenen uzun mesafe, akrobasi ve hedef yarışmalarına katıldıkları görülmektedir.Hava geçirgenliği olmayan kumaşlardan üretilmesi, süzülme performanslarının artırılması çöküş hızının düşük olmasıyla ve diğer hava araçlarına göre ucuz ve hafif olması katlandıgı zaman çok yer kaplamadan sırt çantası gibi sırtta taşınarak yolu olmayan ve kalkış için paraşütünüzü serebileceginiz bir dağa tırmanarak uçabilme,diğer hava araçlarının inemeyeceği alanlara inme özelliğinden dolayı yamaç paraşütü sporu hızla gelişmiştir.Gelişmenin bir diğer nedeni ise özellikle Fethiye-Ölüdeniz Babadağı'nın hava koşullarının uçuş ve kalkıştan sonra yeterli yükseklikte havada süzülerek  deniz üzerinde SİV çalışmalarını( single pilotların) rahatlıkla ve güvenli şekilde yaptıklarından,hayatlarında hiç uçmamış insanların bu isteğini Ölüdenizde'ki şirkette çalışan T2(Ticari Tandem) lisansına sahip pilotlar aracılığıyla gerçekleştirmeleri gibi uçuş eğitimi alarak kendileride bireysel olarak bu sporu yapma isteginden ülkemizde hızla gelişmiştir.Bu sebeptendir ki Türkiye'de bir çok ilde Valilikler,Kaymakamlıklar ve Belediyeler aracılığıyla yeni take off'lar açılarak yamaç paraşütü festivali düzenlenerek bölge tanıtımını basın aracılığıyla yapmakta ve bölgelerinde açılan Yamaç paraşütü kurslarınada  gökyüzü sevdalıları'nın katılmasıyla  bu sporun gelişerek devam ettiği görülmektedir.

 
ÖLÜDENİZ
FacebookTwitter
Çarşamba, 04 Ocak 2012 08:07

       oludeniz Bir efsane aşkın başlangıç yeridir Ölüdeniz. Çam kokulu, kıvrımlı yollardan ağır ağır inerken görmeye başlarsınız bu güzellği. Bu güzelliğin nerden geldigi bilinmez fakat kim bilir belki sevdigi genci sahilde beklerken vermiştir denize güzellligini Belcekız, belki bu anlamlı aşkın güzelligidir Ölüdeniz.  Tatile gelen herkezin bir anısında mutlaka kendine yer bulmuştur bu güzel belde. Kimisi ilk gençlik aşkını bulmuştur güzel bir tatilde, kimiside hayatına anlam katan bir eşi. Efsane aşkıyla yaşadığındanmıdır yoksa aşklarda hep yaşıyor olmasındanmıdır AŞK ÖLÜDENİZ'DE YAŞIYOR demiştir; değerli yazarımız Fatma KARAHİSARLI.Muhteşem turkuaz rengi denizi ve pırıl pırıl sahiliyle kendine hephayran bırakmıştır. 1900 yıllarda gelişmeye başlayan Ölüdeniz Otellerin, Restaurantları,  Cafelerin, barların hızla yapılmasıyla Türkiye'de önemli tatil yerlerinden biri olmuştur.Yerli ve Yabancı turistlerin hızla bölgeyi ziyaret etmesiyle doga sporlarının gelişmesi'de bir o kadar hızlı olmuştır. 2-6 Temmuz 2011 de Türkiye ilk kez yapılan Dünyanın en iyi akrobasi pilotlarının katıldığı Dünya Yamaç Paraşütü Akrobasi Şampiyonasına ev sahipligi yapması ve Her yıl Ekim ayında düzenlenmekte olan bu yıl 13.Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunlarına ev sahipliği yapacak olması bölgeyi sadece tatil yapmak isteyenler için değil Yamaç Paraşütü yapmak isteyenler içinde cazip hale getirmiştir.

 

 
Bir Başkadır Fethiye
FacebookTwitter
Çarşamba, 28 Aralık 2011 10:43

           img_3735 custom Fethiye'ye ayak bastıgınız andan itibaren yemyeşil ormanı ve tarihin izleri karşılar sizleri. Çevrenize baktığınız zaman şehirin hakim yamacında Kaya Mezarları selamlar önce sizi , yemyeşil ormanları ve masmavi denizi Akdeniz'in güzelliğini hatırlatır sizlere; Paspatur çarşısı Tarihi mekanlarıyla hizmet ederken geçmişinide sunar aynı zamanda , buradan vazgeçemeyeceğizide hatırlatır Paspatur suyu sizlere; Sadece Deniz, Kum, Güneş üçgenin buluştuğu yer değildir Fethiye çılgınca eğlencenin ,sınırsız aktiviteleri'nin odak noktası olan Fethiye'nin Türkiye Turizminde ne kadar önemli oldugunuda hatırlatır bizlere.Şehir merkezinden hersabah hareket eden tekneler mavi'ye ve deniz'e aşık insanlara yeni adaları ve koyları keşfettirmek için demir alır limandan;Caretta Carettaların yaşam alanlarına ortak olursunz Çalış plajında adeta bütünleşirsiniz,deniz üzerinde kendilerini rüzgarın kollarına bırakan Kite Surf'leri (Uçurtma sörfü ) izlersiniz muhteşem gün batımında büyülenirsiniz manzaraya; Bunaltıcı yaz aylarının en gözde merkezidir Kayaköy  Osmanlı kültürü içerisinde farklı dinlerin ve ırkların kalıntılarını (okulları,evleri,kiliseleri vb.) gezerken alır götürür sizleri tarihin içine kendinizden geçersiniz bu hayalet kasabada; Akşamı ve Gecesi bir başka olur Hisarönü'nün Dünya mutfaklarının lezzet durakları olan restaruantlar ve sabahın ilk ışıklarına kadar eğlenebileceğiniz barlar karşılar insanları;Kıvrımlı yollardan ağır ağır inerken Dünya'nın yeryüzündeki cenneti Ölüdeniz'i  görürsünüz karşınızda, berrak denizinde doyasıya yüzüp, bronzlaşmak için kendinizi güneşin kollarına teslim ettiginiz anda görürsünüz yüzlerce Yamaç Paraşütünü, izlemeye doyamadığınız renk renk paraşütlerin büyüsüne kapıldıgınız anda ise buluverirsiniz kendinizi gökyüzünde;Kelebeklerin  Dünyasına misafir olursunuz Dünyaca ünlü Kelebekler Vadisinde rengarenk kelebekleri yakından görmenin ve sessiz plajında güneşlenmenin mutlugunu yaşarsınız.Tatiliniz bittiğinde ise Esşiz FETHİYE'DE tatil yapmanın üstüne derin bir OOOHHHHH çekerisiniz.

 
Yamaç Paraşütü için İlk Akla Gelenler
FacebookTwitter
Salı, 13 Aralık 2011 08:49

 Uçuş kelimesi bize herzaman ilk olarak Hazerfen Ahmed Çelebi'yi getirmektedir.Uçmayı başaran ilk insan olan 17.yüzyılda Osmanlıda yaşamış Türk bilginidir.1602 yılında lodos bir havada Galata Kulesinden kuş kanatına benzer bir araçla kendini boşluga bırakan ve uçarak İstanbul Bogazını geçip 6 km ötedeki Üsküdar Doğancılara inmiştir.Türk ve Dünya havacılık tarihinde ilk olma özelligini elinde bulundurmaktadır. Bu uçuş hakkındaki belgeler ise Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde bulunmaktadır.İlk motorlu uçagı yapan Wright kardeşler ise uzun süren detaylı çalışmaları ve bilim adamlarının destekleriyle geliştirdikleri uçagı 17 Aralık 1903 'te 12 sn uçurarak büyük bir başarıya imza atmışlardır.Günümüzde ise artık uçmanın en kolay yolu olan Yamaç Paraşütü ise Ülkemiz'de ve Dünya'da hızla gelişen sporların başında yeralamaktadır. 
 

    YAMAÇPARAŞÜTÜ NEDİR ?dscn6092

Yamaçparaşütü uçmak için en basit hava aracıdır. Uçmak için rüzgar,ağırlık, ve pilotun kas gücüne ihtiyaç vardır. Yamaçparaşütü 4 bölümden meydana gelir.

 
Doga Harikası Saklıkent
FacebookTwitter
Salı, 06 Aralık 2011 09:49

img_1216 custom          Fethiye tat ilinizde şehrin sıcagından bunaldıysanız işte tam size göre doga harikası olan Saklıkente gitme zamanıdır.Saklıkent kanyonu yaklaşık 15 km uzunlugunda Beydagların kaynak sularıyla beslenen eşine az rastlanır doga harkasıdır.Tlos-Xantos ve Letoon antik kentlerine yakınlıgıyla dikkat çekmektedir.Kanyonun keşfi ise yakın tarihe dayanmaktadır.Rivayete göre hayvanlarını dağda otlatırken  sürüden kaybolan keçisini ararken tesadüfen  Saklıkenti buldugu öncesinde ise kimsenin bilmedigi söyleniyor.İnsanlar tarafından akın akın ziyarete ugrayan Saklıkent kısa süre sonra Çevre ve Orman Bakanlıgı tarafından Milli Park ilan edilmiş ve giriş ücreti alınmaya başlanmışıtır.Kanyon girişinde bulunan şırıl şırıl akan suyun üzerine kurulu olan restaurantların köşklerinde oturup birşeyler atıştırabilir veya içebilirsiniz.Kanyon içine girdiginizde ise uzun yıllar kar sularının eriterek şekillendirdigi bu eşsiz doga güzelligin kalbine dogru gittinizi hissederken zaman zaman yukarı baktıgınızda güneşi ve gökyüzünü göremeyecek , kayaların ise yukarıda birleştiğini zanedeceksiniz.Kanyonun içinde ilerlerken biraz kayalardan atlama, birazda tırmanış yapmak zorunda kalabiliyorsunuz.Kanyonun sonuna gitmek için daha sabırlı olmak ,kaygan ve tehlikeli kayalara tırmanmak gerekirse kayaların altından sürenerek geçmek  gerekiyor .Tabiikide bunu başaran çok az insan vardır.Şimdi ise vücut ısınızın düşmesinden ve akıntıya karşı yürümenizden dolayı yoruldunuz .Yorgunlugu atmak için  ise  dönüş yolundaki börekçilerde yapılan tamamen dogal böreklerinden yemek, mis gibi sıcacık çayından içerek yorgunluk atmak buna kim hayır diyebilirki .İşte bu güzellikleri yaşamak için sizleri tekrar Saklıkente bekliyoruz .

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 3